23 Haziran 2013 Pazar

İngiltere dünyadaki elektronik bilgiyi ABD ile paylaşıyor

İngiltere dünyadaki elektronik bilgiyi ABD ile paylaşıyor

Pentagon'a bağlı Ulusal Güvenlik Dairesi'nin (NSA) gizli belgelerini sızdırarak Washington yönetimini zora sokan Edward Snowden, yeni gizli belgeleri medya ile paylaşmaya devam ediyor.

İngiliz Guardian gazetesinin bugünkü özel haberine göre, İngiltere iletişim ve istihbarat birimiGCHQ, dünyadaki bütün telefon konuşmaları ve internet bilgi akışına özel bir erişime sahipbulunuyor. Buradan elde ettiği bilgiyi 30 gün depolama teknolojisine sahip bulunan GCHQ'nun, bu bilgileri süzerek analiz ettikten sonra Amerikan ortağı NSA ile paylaştığı iddia ediliyor.

Edward Snowden'in Guardian ile son olarak paylaştığı "Mastering the Internet and GlobalTelecoms Exploitation (İnternet ustalığı ve global telekomünikasyon sömürüsü)" isimli gizlibelgede anlatılan faaliyetler, ‘Tempora' kod adıyla isimlendiriliyorTempora ile amaçlanan şeyin,dünyadaki internet ve telekomünikasyon ağlarından olabildiğince çok bilgi elde etmek ve bubilgileri süzerek istihbarat veri bankası oluşturmak olduğu belirtiliyor. Sistem sayesindedünyadaki tüm telefon görüşmeleri, e-maillerpaylaşılan dosyaların yanı sıra hangi internetsayfalarına girildiğine varıncaya kadar her tür bilgi elde edilip işlemden geçiriliyor.

Haberde GCHQ'nun, 18 aydır faaliyette olan Tempora sistemi sayesinde dünyadaki tüm fiber optik ağları ve telekomünikasyon ses akışından elde edilen bilgileri 30 güne kadar depolayabildiğine dikkat çekiliyor. Depolanan bu bilgiler süzülüp analiz edildikten sonra İngiliz ve Amerikan istihbarat birimlerinin kullanımına hazır hale getiriliyor.

Guardian'a yaptığı açıklamada Snowden, İngiltere'nin de bu işte Amerika kadar parmağı olduğunu ifade ediyor. Snowden, "Hatta İngiltere, ABD'den daha da kötü durumda." diyerek iki müttefik ülkenin istihbarat konularında nasıl ortaklaşa hareket ettiğini gözler önüne seriyor.

İngiliz elektronik istihbarat birimi GCHQ'nun teknik kapasite olarak dünyanın en iyisi olduğu öne sürülüyor. İngiliz yetkililere göre de GCHQ, NSA'ya nazaran çok daha büyük ‘meta-data' üretebiliyor. 

Haberde ayrıca, 850 bin NSA çalışanı ve anlaşmalı özel Amerikan şirketlerinin, GCHQ'nun veri bankasına erişim yetkisi olduğu ileri sürülüyor. 

Edward Snowden, NSA'nın Prizma (PRISM) adlı program yoluyla, telekomünikasyon operatörleri ve dünyanın en büyük 9 internet şirketinin veri tabanına girerek konuşmaları, e-mailleri, paylaşılan dosyaları hatta bilgisayardaki tüm bilgileri gizlice topladığını basına sızdırmıştı. Geçtiğimiz ay Hong Kong'a giden ve buradan basına gizli programın belgelerini sızdıran Snowden'in şu an tam olarak nerede olduğu bilinmiyor.
Kaynak: CİHAN


Pentagon'a bağlı Ulusal Güvenlik Dairesi'nin (NSA) gizli belgelerini sızdırarak Washington yönetimini zora sokan Edward Snowden, yeni gizli belgeleri medya ile paylaşmaya devam ediyor.

İngiliz Guardian gazetesinin bugünkü özel haberine göre, İngiltere iletişim ve istihbarat birimiGCHQ, dünyadaki bütün telefon konuşmaları ve internet bilgi akışına özel bir erişime sahipbulunuyor. Buradan elde ettiği bilgiyi 30 gün depolama teknolojisine sahip bulunan GCHQ'nun, bu bilgileri süzerek analiz ettikten sonra Amerikan ortağı NSA ile paylaştığı iddia ediliyor.

Edward Snowden'in Guardian ile son olarak paylaştığı "Mastering the Internet and GlobalTelecoms Exploitation (İnternet ustalığı ve global telekomünikasyon sömürüsü)" isimli gizlibelgede anlatılan faaliyetler, ‘Tempora' kod adıyla isimlendiriliyorTempora ile amaçlanan şeyin,dünyadaki internet ve telekomünikasyon ağlarından olabildiğince çok bilgi elde etmek ve bubilgileri süzerek istihbarat veri bankası oluşturmak olduğu belirtiliyor. Sistem sayesindedünyadaki tüm telefon görüşmeleri, e-maillerpaylaşılan dosyaların yanı sıra hangi internetsayfalarına girildiğine varıncaya kadar her tür bilgi elde edilip işlemden geçiriliyor.

Haberde GCHQ'nun, 18 aydır faaliyette olan Tempora sistemi sayesinde dünyadaki tüm fiber optik ağları ve telekomünikasyon ses akışından elde edilen bilgileri 30 güne kadar depolayabildiğine dikkat çekiliyor. Depolanan bu bilgiler süzülüp analiz edildikten sonra İngiliz ve Amerikan istihbarat birimlerinin kullanımına hazır hale getiriliyor.

Guardian'a yaptığı açıklamada Snowden, İngiltere'nin de bu işte Amerika kadar parmağı olduğunu ifade ediyor. Snowden, "Hatta İngiltere, ABD'den daha da kötü durumda." diyerek iki müttefik ülkenin istihbarat konularında nasıl ortaklaşa hareket ettiğini gözler önüne seriyor.

İngiliz elektronik istihbarat birimi GCHQ'nun teknik kapasite olarak dünyanın en iyisi olduğu öne sürülüyor. İngiliz yetkililere göre de GCHQ, NSA'ya nazaran çok daha büyük ‘meta-data' üretebiliyor. 

Haberde ayrıca, 850 bin NSA çalışanı ve anlaşmalı özel Amerikan şirketlerinin, GCHQ'nun veri bankasına erişim yetkisi olduğu ileri sürülüyor. 

Edward Snowden, NSA'nın Prizma (PRISM) adlı program yoluyla, telekomünikasyon operatörleri ve dünyanın en büyük 9 internet şirketinin veri tabanına girerek konuşmaları, e-mailleri, paylaşılan dosyaları hatta bilgisayardaki tüm bilgileri gizlice topladığını basına sızdırmıştı. Geçtiğimiz ay Hong Kong'a giden ve buradan basına gizli programın belgelerini sızdıran Snowden'in şu an tam olarak nerede olduğu bilinmiyor.
Kaynak: CİHAN

Diyanet İşleri Başkanı'nın Berat Kandili mesajı


Diyanet İşleri Başkanı'nın Berat Kandili mesajı

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Berat Kandili'nin manevi kayıplar üzerine yeniden düşünme,bütün insanlığın huzurunu, barışını ve esenliğini isteme günü olduğunu belirtti.

Görmez, "Bu geceler bize, hem karşılaştığımız ve karşılaşacağımız ağır ve çekilmez acılardankurtulma yolları hakkında düşünme hem de zaman zaman yersiz ve temelsiz hedefler adına bizlerin birbirimize reva gördüğü sıkıntıları sorgulama imkanı vermelidir" değerlendirmesinde bulundu.
Görmez, yayımladığı kandil mesajında, Berat Kandili'nin, İslam kaynaklarında "rahmet, icabet, gufran, kısmet, takdir, hayat ve mübarek" olarak nitelendirildiğini belirtti.
"Berat gecesini idrak her türlü zaaflarımıza, isyanımıza, nisyanımıza ve tuğyanımıza rağmen yüce Rabbimizin affediciliğini unutmadığımızı gösterir" ifadelerini kullanan Görmez, Allah'tan af bekleyenin affedici, bağışlanma dileyenin bağışlayıcı olduğunu vurguladı.
Her yıl ramazan ayına on beş gün kala idrak edilen Berat Kandili'nin, Allah'ın affına mazhar olmak kadar affedici olmayı da öğrettiğini aktaran Görmez, Allah'ın hoşnutluğunu isteyenin, hiç kimseyi hor ve hakir görmeyeceğini, Allah'ın sevgisine ulaşmak isteyenin daima yüreğinde sevgi ve merhamet taşıyacağını bildirdi.
Her insanın beratının kendi elinde olduğunu vurgulayan Görmez, şöyle devam etti:
"Beratın yegane sahibi elbette yüce Rabbimizdir. Zira biz O'na bir adım yaklaşırsak O bize bin adım yaklaşır. Biz kendi yapıp ettiklerimizi bilir, her türlü kötü amellerimizden nasuh tövbe ile uzaklaşır, salih amel ile O'na yönelirsek Allah'ın mağfireti şüphesiz bize erişir. Biz, bize yapılanlar karşısında kin ve intikam duygularıyla hareket etmez ve affedici olursak Allah da bizi affeder. Biz, zorda ve darda kalanların zorluğuna ve darlığına yardım edersek Allah da bizim zorluklarımızı ve darlıklarımızı ortadan kaldırır. Biz kendimiz için istediğimiz güzel şeyleri başkaları için de istersek Allah da bize tüm güzellikleri ihsan eder. Biz anaya babaya iyilik eder ve yakınlarımızı gözetirsek Allah da bizi hiçbir iyilikten mahrum etmez, her zaman yanımızda olur. Biz din, dil, mezhep, meşrep ayrımı yapmadan tüm mazlumların yanında olursak Allah da bizi zalimlerle imtihan etmez. Biz yanlış yaptıklarımızdan pişman olursak Allah bizi doğru yola sevk eder ve kendi beratımızı ellerimizle almış oluruz. İşte bu gece bütün bunları düşünerek beratımızı hak edip etmediğimizin muhasebesini yapacağımız bir gecedir."
"Kalpleri karartan atmosferi değiştiremezsek dirilişimizi gerçekleştiremeyiz"
Mahşer günü, insanın bu dünyada yaptıklarıyla dirileceğini belirten Görmez, bu dünyanın kalpleri karartan atmosferi değiştirilemezse dirilişin gerçekleştirilemeyeceğini vurguladı. Görmez, Berat gecesinin yeniden dirilmek için milat kabul edilmesini, geri kalan ömrün bozgunculuk ve ifsatla değil imar ve inşayla geçirilmesini tavsiye etti.
Görmez, şunları kaydetti:
"İnsanlık için gönderilmiş hayırlı bir ümmetin fertleri olarak her birimize yüksek sorumluluklar düşmektedir. Etrafımızda olup bitenlere karşı duyarsızlığımızı sürdürerek, bizi sürekli kuşatan tuğyana karşı mütemadiyen kayıtsız kalarak salih bir mümin olma iddiasını korumamız mümkün değildir. Bu gecelerde adaletsizliklere, ikiyüzlülüklere, insanı baştan çıkaran ve onu Rabbinden uzaklaştıran iğvalara karşı gerekli duyarlılıklarla donanarak, dua ve niyazlarımızı bir özgürlük beratıyla taçlandırmak durumundayız. Bu geceler bize, hem karşılaştığımız ve karşılaşacağımız ağır ve çekilmez acılardan kurtulma yolları hakkında düşünme hem de zaman zaman yersiz ve temelsiz hedefler adına bizlerin birbirimize reva gördüğü sıkıntıları sorgulama imkanı vermelidir. Bugün artık hem insanlık hem ülkemiz adına topyekun yaşanan manevi kayıplar üzerine yeniden düşünmek ve bütün insanlığın huzurunu, barışını ve esenliğini isteme günüdür."
KANDİL GECESİ NASIL DUA ETMELİ?
"Allahım, kalplerimizi yumuşat, birbirimizi anlamamız için rahmetini tecelli ettir"
Berat Kandili'nde camilerde af dileneceğini, dua edileceğini belirten Görmez, şu ifadeleri kullandı:
"Hep beraber Rabbimize niyaz edecek ve diyeceğiz ki: 'Allahım kalplerimizi yumuşat ve birbirimizi anlamamız için rahmetini tecelli ettir, bize huzur ver, ülfet ver, bizi kan dökücülerden eyleme. Bize merhamet duygusu ver. Bize şuur ver, izan ver ve bizi insaftan ayırma. Bizi birbirimize düşürmek isteyenlere fırsat verme. Farklılıklarımızın fitne olarak kullanılmaması için bize basiret ve feraset ver. Ey Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma. Ey Rabbimiz, şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin."
Milletin ve tüm İslam aleminin Berat Kandilini tebrik eden Diyanet İşleri Başkanı Görmez, "Berat gecesinin başta ülkemiz olmak üzere tüm İslam aleminin her türlü dertlerden ve sıkıntılardan bir an evvel kurtulmasına, İslam ülkelerinde kardeşlik, dayanışma, barış, huzur ve güven ortamının yeniden tesis edilmesine vesile olması için Allah'a dua ve niyaz ediyorum" ifadesine yer verdi.
Kaynak: AA

13 dev proje 123 ülke ekonomisini solladı

İstanbul'da bedeli 102 milyar doları aşan dev projeler 123 dünya ekonimisinin yıllık gelirlerini aştı.
İstanbul'da devam eden ve başlanmak üzere olan dev projelerinin toplam bedeli 102 milyar doları aştı. Bu rakam Hırvatistan, Sırbistan, Litvanya'nın da aralarında olduğu 123 dünya ekonimisinin yıllık gelirlerinden daha fazla. Havalimanı, köprü, Kanal İstanbul'un dışında özel sektörün projeleriyle birlikte İstanbul gerçek bir ‘şantiyeye' dönmüş durumda…
Taksim yayalaştırılması projesiyle başlayan Gezi Parkı olayları dünyanın gözünü yeniden İstanbul'a çevirmesine yol açtı. Ülke içinde ve dışında olayın siyasi yönü tartışılırken şehir planlamacıları ve mimarlar da kentte yapılan projelere dikkat çekmeye çalışıyor. İstanbul'da kamu eliyle devam eden ve planlanan projelerin toplam bedeli 102 milyar doları aştı. Bu rakam birçok ülkenin yıllık gelirini solladı. 

Şehrin çehresini değiştirecek olan bu projelerin arasında kentsel dönüşüm de var, Kanal İstanbul'da. Bu projelerin bir kısmı kamu eliyle özel sektöre ihale edilmiş durumda. Haritada olmayan özel sektör tarafından yürütülen Ali Sami Yen Stadı, Zorlu Center gibi dev inşaat projelerinin yapımı da devam ediyor.
Hangi ülkeleri geride bıraktı?
Ülke GSYİH (milyar $) 
Libya 82 
Hırvatistan 60,1 
Bulgaristan 57 
Uruguay 49 
Özbekistan 49 
Slovakya 48,7 
Litvanya 45,9 
Slovenya 45 
Sırbistan 42,9 
Letonya 31,1
Kaynak: Akşam